Yüzyılın En Büyük Salgınında Hasta Güveni Oluşturma

2020’nin sonlarına doğru gelirken hepimizin aklında tek bir düşünde var: Bu salgın ne zaman bitecek? Bu sorunun cevabı ne kadar belirsiz olsa de net olan bir şey var; artık dünya önceden bildiğimiz dünya değil ve biz bu yeni dünyaya alışmak zorundayız. 

Salgınının 2020’nin başlarında ortaya çıkmasıyla birlikte, tüm ülkeler kontrol önlemleri olarak seyahat kısıtlamaları ve sınır kapatmaları uyguladı. Sağlık turistlerinin sayısı seyahat kısıtlamaları, sınırların kapatılması, karantina gereklilikleri ve hastaların kendi güvenlikleri nedeniyle duydukları endişeler nedeniyle oldukça azaldı.  

Şimdi, seyahatler yavaş yavaş normale dönerken, medikal turistlerin yeni beklentileri var. Hastalar artık sadece tıbbi bakımın kalitesini ve fiyatları dikkate almıyor, aynı zamanda sağlıklarını korumak için yeterli önlemleri alan bir sağlık kuruluşunda tedavi olmak istiyor. Salgında sona gelinip seyahat kısıtlamaları tamamen kalksa dahi hastalar kendilerini güvende hissettikleri yerlerde ve kuruluşlarda tıbbi bakım aramaya başlayacaklardır. 

Marka sadakati güvenliğe dayanacak

Ankette, sorulardan biri, katılımcılardan Pandemi sonrası medikal seyahatlerini planlarken kendileri için en önemli faktörlerin neler olacağıydı.  Burada yine en öne çıkan cevap marka güveni oldu. Marka güveni oluşmasında en önemli faktörlerden biri de tıbbi tedavi verecek sağlık kuruluğunun sahip olduğu akreditasyon belgeleri olmaktadır.

Uluslararası Akreditasyon Programları

Sınırlar açılmaya ve medikal turizm için hastalar hareket etmeye başladığında hasta güvenini inşa etmek için şimdi attığınız veya atmadığınız adımlar başarı ya da başarısızlığınızda önemli bir rol oynayacaktır. Medikal turistlere onları güvende tutmaya hazır olup olmadığınızla ilgili verdiğiniz mesaj kurumunuzun medikal turizmden aldığı payı da belirleyecektir. 

Salgının sağlık hizmetlerinin kalitesine ek olarak hasta güvenliğine odaklanmayı artırdığı göz önüne alındığında, sağlık hizmeti sağlayıcılarının, tedavi öncesinde, sırasında ve sonrasında COVID-19 enfeksiyonu riskini azaltan protokoller uyguladıklarından emin olmaları önemlidir. Covid -19 ile ilgili özel protokolleri de içeren akreditasyon programları, hastanın hizmet alacağı hastaneye duyduğu güveni artırmaktadır.  

Bu bağlamda var olan akteditasyon programları dışında seyahat eden hastaları güvende tutmak için tasarlanmış uluslararası en iyi uygulamaları yansıtan yeni akreditasyon programları tüm dünyada hızla yaygınlaşmaktadır. Bunun yanında yalnızca medikal seyahat hizmetlerine odaklanan sertifikasyon programları da artık  

Covid-19 salgını, seyahat ve tedavi sırasında COVID-19 enfeksiyon risklerini azaltmak için yapılacak uygulamaların değerini göstermiştir. Artan sağlık bilinci, hasta beklentilerini yükseltmiş ve hastalar sadece yüksek kalitede değil aynı zamanda güvenli sağlık hizmeti sunumu talep etmeye başlamıştır. COVID-19 veya diğer bulaşıcı ajanların risklerini azaltan protokoller uygulamak ve bunları oluşturmak Medikal turistlere hizmet veren tüm sağlık hizmeti sunucularının görevidir. Salgının ışığında bakımın kalitesine ve güvenliğine öncelik veren ve gelecekteki salgınlara hazırlanan sağlık hizmet sunucuları hastaların tercih ettiği kurumlar olacaktır.  

Add a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked*